Hikayemiz

Vefalı Köfteci, leziz yemeklerin var olduğu bir restorandan çok daha fazlasını temsil eden bir paylaşım ve ruha sahiptir. Neredeyse yarım yüzyıl önce bir sahil kentinde başlamış bir vefa hikayesi bu. Sadece lezzetin değil insani ilişkilerin, sevginin ve güvenin de şekil

bulduğu, baş kahramanının emek ve sabırla pişen bir çorba olduğu bir hikaye, İçinde birbirinden lezzetli malzemeler olan bir çorba... Vefalı köfteci'nin kuruluş amacı, isminin kaynağı ve misyonu da işte bu tarifte saklı. Eskilerden gelen özgün bir lezzete duyulan güven ve bu lezzetin kaynağına duyulan vefa borcu. Bozulmayan tat ve bu lezzeti tatmaya gelen konuklara gösterişen koşulsuz ilgi ve muhabbet ise Vefalı köfteci'nin sahip olduğu ve onu özel kılan değerleri. Sahip olduğumuz en kıymetli hazine, konuklarımıza sunduğumuz tariflerin hem sahibi hem de varisi olan Hasan ustanın elinin, damaklarda bıraktığı lezzeti.

Image
Image
Image

Hasan Usta

Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinin Kırka nahiyesinin Karaören köyünde 1946 yılının 1 Mayıs gününde dünya’ya gelir.

İlkokulu Karaören köyünün ilk okulunda bitirir ve Vefalı hikayeside böyle başlar. Vefa semtinde abisi Rıza Sara’nın

müstahdemlik yaptığı talebe yurdunda çocukları olmayan Zahit Bey - Naime Hanım çifti Eskişehirden arazi almak için Karaören köyüne gelirler.

Hasan Sara’nın abisi Rıza Sara ile köye gelirler. O sırada Naime Hanım Hasan Ustayı görür (Hasan Usta henüz 12 yaşındadır)

ve Rıza Sara’ya Hasan Sara’yı çok sevdiğini İstanbul’a götürüp okutmak istediğini söyler.

O da peki der ve Hasan Sara’nın İstanbul hikayesi başlar. İlk kez gördüğü denizi ilk kez gördüğü gemiyi ilk kez gördüğü binaları

heyecanla seyreder ve Vefa semtine gelir. Orada çok iyi bakılır. Vefa lisesinin orta kısmında okur.

Vefalı ismi o anne babaya (Naime Hanım ve Zahit Beye)

Vefadır.

Image